Hakim ve Savcılar Nerede? – Hukuk Penceresi

Tuğba DEMİRErzurum Hakimi   Hakim ve Savcı aranıyor!  Bu serzenişleri duyunca aranan yargı mensuplarından kiminin zindanlara tıkıldığını, kiminin cezaevinde, Meriç’te ya da Ege’de uğradıkları zulüm karşısında can verdiğini, bir kısmının ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise adeta tüm duyguları ölmüş ve hayati reflekslerini yitirmiş bir toplum için, her şeye rağmen bir şekilde adalet savaşını sürdürdüğü aklıma geldi. Bu Türk yargısının bir yüzü; bir de öte yanı var tabi. Bunlar adaletin yüz karası haline gelen, zulmü kolaylaştıran, zalimin elinde sopa gibi kullanılmayı kabul eden, militan bir duruş sergileyerek yargının mahiyetini…

Daha Fazla Oku

ESAS DARBECİ SİZSİZİNİZ..!! – Hukuk Penceresi

Ömer Faruk ALKANİstanbul Anadolu Adliyesi Hakimi   Kusura bakmayın Hakim Bey ama esas darbeci sizsiniz! Bu ne demek Kaymakam Bey aynı nezarethane de değil miyiz? Hem ben mi çıktım sokağa ben mi elime silah aldım? Üstelik siz demek de ne demek? Kimiz biz? Kızma Hakim Bey, üstüne alınma ama senin meslektaşların en başında sarı kızı vermeseydiler[1] işler bu boyuta ulaşmazdı. Yani top yekün bir duruş sergilenseydi; yapılan işlemlerin haksız ve hukuksuz olduğu söylenip direnilseydi, insanlar tutuklanmasaydı bunlar böyle bir sistemi sürdürebilirler miydi? O yüzden darbe bizzat Hakim – Savcılar eliyle yapıldı.…

Daha Fazla Oku

DARBELERİN ANATOMİSİ VE 15 TEMMUZ REJİMİ

Son darbeyi kim biliyordu? kim planladı? kim yaptı? Bu soruların cevabını bir günlük olaylar zincirinin ayrıntılarına dikkat çekerek değil,  bir de tüm darbelerin ortak yanlarına ayna tutarak anlamaya çalışmak lazım. Bugün 12 Eylül. Aynı zamanda tartışmasız askeri bir darbenin yıl dönümü. Askeri hiyerarşi içinde olunca;  ne vasfına dair, ne de kimin yaptığına dair bir tartışma olmaz, olamaz da. Ancak, Darbenin tanksız ve tüfeksiz yapılabileceğini gösteren örnekler de mevcuttur. 28 Şubat bu anlamda “post modern” olarak vasıflandırılmıştır. Askeri gücün öncülüğünde, medya ve siyasetin bir kısmı, toplumun bir kısmı karşı konulamaz bir…

Daha Fazla Oku

15 TEMMUZ SONRASI YARGI MENSUPLARI: “HUKUKTAN UZAKLAŞTIKÇA KORKULARI ARTIYORDU”

YAKUP ÇİMEN(Eski Fatsa Cumhuriyet Savcısı)   Son günlerde birçok basın yayın organı ve sosyal medyada OHAL döneminde çıkarılan KHK’larla işinden edilen yüzbinlerce KHK’lının hangisinin işine döneceği hangisinin dönemeyeceği konusunda bir tartışmadır sürüp gidiyor. DEVA Partisinin KHK’ mağdurları ile ilgili eylem planında “Hakkında soruşturma veya kovuşturma olmayanlar, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilenler ve beraat kararı alanların” görevlerine iade edileceği belirtiliyor. Oysa 15 Temmuz sonrası verilen kararlara imza atan hakim savcıların hangi baskılar altında ve nasıl bir psikolojiyle karar verdikleri, karar verirken ne kadar bağımsız ve tarafsız oldukları, ne kadar hukuku…

Daha Fazla Oku

HUKUKSUZ KARARLARA İMZA ATAN HAKİM VE SAVCI İSİMLERİ CBJ-HAAK TARAFINDAN TESPİT EDİLİYOR

Almanya Köln merkezli olarak kurulan ve temel hak ihlallerinin önlenmesi çerçevesinde önemli faaliyetlere imza atan CrossBorderJurists Derneği, bünyesinde kurduğu Hukuksuzlukları Araştırma ve Analiz Kurulu çerçevesinde, hakim, savcı ve mahkeme kararları ile mağdur olmuş kişilerin başvurularını inceleyerek tespitlerini kamuoyu ile paylaşıyor. Dernek son vermiş olduğu kararlarda yöne önemli tespitlerde bulundu. Derneğin sitesinde yayınladığı kararlar ile tespit ettiği yargı mensuplarının isimleri şöyle:   1-) BAŞVURUCU (60) KARARI Karar Numarası: 2022/29Karar Tarihi: 10.09.2022   I. BAŞVURU KONUSU Başvurucu tarafından Derneğimize başvuru yapılmış ve tutukluluk süresince hakkında verilmiş bir kısım mahkeme ve hâkimlik kararları…

Daha Fazla Oku

15 TEMMUZ SONRASINDA ADLİYEDE YAŞANANLAR (Bir Hakimin Perspektifinden Hatırda Kalanlar)

Adliyenin hakimlerinin neredeyse dörtte üçü gözaltına alındığından mahkemelere bakacak hâkim savcı kalmayınca izinde olanları geri çağıran komisyon başkanı veya zaruri izin alınması gereken durumlarda bile komisyon başkanının adeta vatan-millet Sakarya modunda konuşmalarla milli mücadele ruhu tavırları… Çünkü bu onlar nezdinde tam olarak bir kurtuluş mücadelesi, vatansever hâkimcilik rolüyle ruhunu iktidarın kirli emellerine teslim eden zavallı bir yığın aslında adalet umulan makam tutucuları.. Kendilerini bu dönemde çok önemli görüyorlar ve nihayet onlar nezdinde ve onların yardımıyla devlet kadroları koca bir pislikten arındırılıyor, bizzat bu dönemde terfi alan dönemin ağır ceza mahkemesi…

Daha Fazla Oku

SAKAL ve BIYIK SAHTEKÂRLIĞI – Hukuk Penceresi

İnsanlar tanınmamak istediklerinde takma sakal ve bıyık kullanırlar. Süreç içerisinde insanların gerçek sakalla ve bıyıkla da kendilerini gizlemeye çalıştıkları bir vakadır. Sakal her zaman, bıyık ise kimi zaman bir maske olmuştur insanların yüzlerinde. Sakal ve bıyığın şekline, uzunluğuna ya da aksesuarlarına bakarak kullanıcılarının ideolojileri, inançları, yaşam biçimleri ya da temayülleri hakkında çıkarımlarda bulunulur. Her sakal ve bıyık şekli ve biçimine belirli anlamlar yüklenmiş, bunlara birer kimlik ve kişilik atfedilmiş, muhteviyatlarına sırlar gizlenmiştir. Mahiyetlerine ve amaçlarına uygun olarak kullanıldığında kendinden belirli bir takım faydalar beklenen sakal ve bıyık, art niyetli sahtekârlar,…

Daha Fazla Oku

Bir Gelincik Hikayesi – Hukuk Penceresi

Gelinciklerin hikayesini bilir misin sen? Tıpkı senin gibi zariftir onlar da, nezaket ister severken bile; öyle ki kadife yürekli birine dönüşür onun atmosferinde olanlar bir anda.. Narindirler hem de.. Coşkuyla kucaklamak, kemiklerini kırarcasına sarılmak gelse de içinden, severken incitmekten çekinirsin.. Ölçülü ve ahenkle yaşamak deyince onlara soruver hele, en güzel tavsiyelerini sıralayıverirler sana, naif bir tebessümle.. Öyle de bir vakar sahibidirler ki ağzına geldiği gibi konuşmaktan ar edersin karşısında, kelimelerini itinayla seçip inci gibi dizersin cümlelerine.. Hayata karşı tavırlarına ise hayret edersin; kırılgan ve nazenin hallerine aldanma sakın, haksızlığa müsamaha…

Daha Fazla Oku

Tutuklu ve Hükümlülerin Zorla Çalıştırılması Meselesi

Mahkumların çalıştırılması modern cezaevlerinin kuruluşunun ardındaki düşüncenin temelini oluşturmaktadır. Yoksa, bedensel ceza uygulamalarındaki vahşetten kurtulmak gibi bir amaç insanoğlunun aklına gelen ilk fikir değildir. Makyavelist bir bakış açısıyla, sanayi devriminin ihtiyaç duyduğu ucuz işgücü depolarından biri hiç şüphesiz zindanlardı. Suçlular, berduşlar, ayyaşlar, çingeneler, fahişeler bir anda kıymete binmiş ve zulümevleri olan zindanlar “ıslah” evlerine, rehabilitasyon merkezlerine dönüşmüştür. Başta Amerika olmak üzere dünyanın her yerinde mahkumlar çalıştırılır ve emeklerinin karşılığı olarak bir ücret kendilerine ödenir. Bununla birlikte bu ödenen ücretler hem çok düşüktür hem de vergi ve diğer kesintilere tabi tutulmaktadır.…

Daha Fazla Oku