HUKUKSUZ KARARLARA İMZA ATAN HAKİM VE SAVCI İSİMLERİ CBJ-HAAK TARAFINDAN TESPİT EDİLİYOR

Almanya Köln merkezli olarak kurulan ve temel hak ihlallerinin önlenmesi çerçevesinde önemli faaliyetlere imza atan CrossBorderJurists Derneği, bünyesinde kurduğu Hukuksuzlukları Araştırma ve Analiz Kurulu çerçevesinde, hakim, savcı ve mahkeme kararları ile mağdur olmuş kişilerin başvurularını inceleyerek tespitlerini kamuoyu ile paylaşıyor. Dernek son vermiş olduğu kararlarda yöne önemli tespitlerde bulundu. Derneğin sitesinde yayınladığı kararlar ile tespit ettiği yargı mensuplarının isimleri şöyle:   1-) BAŞVURUCU (60) KARARI Karar Numarası: 2022/29Karar Tarihi: 10.09.2022   I. BAŞVURU KONUSU Başvurucu tarafından Derneğimize başvuru yapılmış ve tutukluluk süresince hakkında verilmiş bir kısım mahkeme ve hâkimlik kararları…

Daha Fazla Oku

Tutuklu ve Hükümlülerin Zorla Çalıştırılması Meselesi

Mahkumların çalıştırılması modern cezaevlerinin kuruluşunun ardındaki düşüncenin temelini oluşturmaktadır. Yoksa, bedensel ceza uygulamalarındaki vahşetten kurtulmak gibi bir amaç insanoğlunun aklına gelen ilk fikir değildir. Makyavelist bir bakış açısıyla, sanayi devriminin ihtiyaç duyduğu ucuz işgücü depolarından biri hiç şüphesiz zindanlardı. Suçlular, berduşlar, ayyaşlar, çingeneler, fahişeler bir anda kıymete binmiş ve zulümevleri olan zindanlar “ıslah” evlerine, rehabilitasyon merkezlerine dönüşmüştür. Başta Amerika olmak üzere dünyanın her yerinde mahkumlar çalıştırılır ve emeklerinin karşılığı olarak bir ücret kendilerine ödenir. Bununla birlikte bu ödenen ücretler hem çok düşüktür hem de vergi ve diğer kesintilere tabi tutulmaktadır.…

Daha Fazla Oku

SİYASAL YARGI SAYISAL VERİLERLE RAPORLAŞTIRILDI

Köln merkezli olarak kurulup faaliyetlerini devam ettiren Cross Border Jurists Derneği tarafından kurulan Hukuksuzlukları Araştırma ve Analiz Kurulu (HAAK), Türk yargısının, son zamanlarda vermiş olduğu kararların hangi motivasyonla verildiğini anlamamıza yardımcı olacak bir rapor yayınladı. Raporda çok önemli verilere ve tespitlere yer verildi. İşte rapor:   HAAK HUKUKSUZLUKLARI ARAŞTIRMA VE ANALİZ KURULU (HAAK) DÖNEM RAPORU  (EKİM 2021- TEMMUZ 2022) I. HUKUKSUZLUKLARI ARAŞTIRMA VE ANALİZ KURULU (HAAK) HAKKINDA Cross Border Jurists (CBJ), Türkiye`de hâkim olan hukuk dışı ortama tanıklık etmiş, hukuk araçsallaştırılarak inşa edilen hukuksuzluk sürecinin mağduru olmuş ya da yaşananlarla…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı -3- Hukuk Penceresi

Siyasi iktidar, 17/25 Aralık sonrasında TBMM’deki gücünü kötüye kullanmak suretiyle Anayasaya aykırı olarak çıkardığı yasalar (başta HSYK Kanunu) ve Yargıda Birlik üyesi hâkim ve C. Savcılar eli ile millet iradesi yok sayılmış, hukuk devletinin ve demokrasinin temel dayanağı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi, kuvvetler birliğine dönüştürülmüştür. İktidarı frenleyen ve dengeleyen mekanizmalar yok edilmiş, yargı bağımsızlık ve tarafsızlığı ortadan kaldırılmış, hâkim ve C. Savcıları yürütme organlarına bağlı hale getirilmiştir. Böylece siyasiler ve güdümlerindeki militan yargı mensuplarının ortak tutumlarıyla, demokratik Anayasal düzene çok büyük bir darbe vurulmuştur. Montesquieu’nun öngörüsüne uygun olarak, yasama ve…

Daha Fazla Oku

Avrupa Parlamentosu’na Soruyorum: Türkiye’de Yargı Bağımsızlığı Osman Kavala Kararı İle Mi Sona Erdi?

Avrupa Parlamentosu (AP), geçtiğimiz ay Osman Kavala’ya yargılandığı davada müebbet hapis cezası verilmesi ve bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ihlal kararının Türkiye tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle Türkiye Hükümeti’nin “AB üyelik sürecini bilinçli olarak sonlandırdığı” ifadeleri yer alan ve Türkiye’nin AB kapısı kapandı anlamına gelen bir karar aldı. Bu karar, Türkiye Hükümetine verilen tavizler nedeniyle geç alınmış bir karar olarak tarihte yerini aldı. Yargı bağımsızlığının ortadan kalkması Osman Kavala hakkında verilen tutuklama ve mahkumiyet kararı ile meydana gelmedi. Türkiye’de Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı 17/25 Aralık 2013 tarihinden giderek azaldı.…

Daha Fazla Oku

Ey Türk Hakim ve Savcılar Bunları Bilmiyor Muydunuz?

Bu hafta, altı yıllık haksız hasreti bitiren bir karar ile insanların yüreklerine su serpildi ve gencecik askeri öğrencilerin bir kısmı haklarında verilen hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine tahliye edildi. Bu gençler 15 Temmuz gecesinden itibaren esir alınmış ve altı yıldır özgürlüğünden, ailesinden, sevdiklerinden ve baharında oldukları hayatlarından koparılmışlardı. Dile kolay yaklaşık 72 ay boyunca gerek kendileri gerekse müdafileri sürekli dilekçeler yazdılar, taleplerde bulundular. Darbeden haberdar olmadıklarını söylediler tahliyelerini istediler. Bu gençlerin dosyaları yasal olarak en az otuz günde bir, bir sulh ceza hâkiminin ya da üç kişiden müteşekkil Ağır Ceza…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı -2- Hukuk Penceresi

Militan hâkim ve savcılara göre yargı kurumu, siyasi otoriteden bağımsız değildir, hatta siyasi otoriteye oldukça bağlıdır. Daha çok totaliter ülkelerde bulunan militan yargı, rejimi korumak için mücadeleci ve illegal bir üsluba sahiptir. Kendi amaçlarını her türlü ahlaki ve dini değerden üstün görmektedirler. Güvenlikçi anlayışları, adalet anlayışının önünde olduğu için bir yargı mensubu gibi değil adeta cübbeli rejim muhafızı gibi hareket ederler. Ülkemiz yargısının utanç verici bu duruma getirilmesinde ana rol oynayan Yargıda Birlik üyeleri de yürütme ile uyumlu çalışacaklarına dair söz birliği yapmış ve bunu deklare ederek faaliyetlerine başlamışlardı. MİT’in…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı (1) – Hukuk Penceresi

AKP rejimi tarafından 2013 yılından itibaren ülkemizdeki binlerce hâkim ve C. savcısı ve kamu görevlisi politikleştirilerek militanlaştırıldı. Adeta yargı, siyasal iktidarın arka bahçesi haline getirildi. Militan yargı mensupları için rejimin devamı, devletin devamı ve toplumun huzurundan daha önemlidir. Çünkü kendi varlık ve ikballerini hukuk düzeninin egemen olduğu bir devlette asla gerçekleştiremeyeceklerinden emindirler. Genel olarak bir devleti meşru ve bâki kılan adalet ise, bir rejimi de var ve devamlı kılan ideolojisidir. Her ne kadar adı konmamış olsa da AKP rejiminin de bir ideolojisi vardır ve bu ideoloji dört başı mamur ‘faşizm’dir.…

Daha Fazla Oku

BİR YARGIÇ OLARAK BEN NEYİM?

Modern Devletin üç ana erki olarak kabul edilen Yasama, Yürütme ve Yargı güçleri arasındaki dengeli ilişki ve bu güçlerin birbiri karşısında kendi alanına hakimiyeti ve görevlerini etkin olarak yerine getirebilmesi çağımızın arzulanan yönetim şeklidir. İlkel şekilde yönetilen tüm devletler bu güçleri bir kişi, grup ya da ailede toplamakla demokrasi ve hukuktan uzaklaşmış zamanla diktatörlük halini almış; buna karşın bu güçler arasındaki dengeyi koruyabilen devletler gerçek bir demokratik hukuk devleti olmayı başarabilmiştir. Tarih sahnesinin bir tarafında bundan yaklaşık 250 yıl önce Montesquieu gibi yasama, yürütme ve yargının her birini asli ve…

Daha Fazla Oku

KİRLİ POLİTİKALARIN HİZMETKÂRI OLARAK YARGIDA BİRLİK DERNEĞİ

Hitler’in propaganda bakanı Joseph Goebbels günlüklerinde “Yargı devlet hayatının efendisi olamaz, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.” der.[1] 12 Ekim 2014 tarihli HSYK seçimlerinden sonra Türk Yargısına egemen olan “Yargıda Birlik Hareketi (Derneği)”, Goebbels’in bu sözünün vücut bulmuş hali, yaşayan somut bir örneği olmuştur. 17-25 Aralık 2013 tarihli rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra Gülen Hareketi’ni düşman ilan ederek, Devletin bütün kurumları ve yandaş medyasıyla birlikte Gülen Hareketi’ni “yok etmek” üzere savaş açan Erdoğan, Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Gülen Hareketi’ni “terör örgütü” olarak Kırmızı Kitap’a[2] koyduracağını açıkladı. Yapılan periyodik toplantılar sonrasında MGK’da…

Daha Fazla Oku