GÜNAH VE HUKUKÇU – Hukuk Penceresi

Adliyeler günahkâr hukukçuların mekânı ve bunlardan çoğunun mabedi. Bu günahkârların önemli bir kısmı günahlarını bilinçli olarak irtikâp ederken, bazıları farkında olmadan onu işlemekte ya da en azından başkalarınınkine aktif veya pasif davranışta bulunarak ortak olmaktadır. Adliyeleri kutsallaştıranlar, günahlarına ilahi (hukuki) bir kamuflaj bularak iç huzurlarını sağlama çabasında iken, bunun dışındakiler vicdanları rahatsız, hayatlarını devam ettirme gayretindedirler. Hukukçu adalet sevgisiyle dolu olmalı, her türlü menfaatten kendini uzaklaştırarak ona bağlanmalıdır. Adalete aşık olan hukukçunun, şahsa, aileye, devlete ya da başkaca görüş ve gruplara ait menfaat hissiyle hareketi, aşkına karşı savaş açmak anlamına…

Daha Fazla Oku

Akrebin Kıskacındaki Yargı (7): “YBP’nun Militan Adaylarının Belirlenmesi”

HSYK Başmüfettişi Mehmet Yorulmaz kriptolu cep telefonunun çalmasını heyecanla bekliyordu. Saatine baktı. Kararlaştırdıkları saat geçeli neredeyse doksan dakika olmuştu. İkbaline göz kırpan bu günleri bir ömür beklemiş birisi olarak, bu fırsat için, değil bir buçuk saat, gözünü kırpmadan üç gün bile bekleyebilirdi. Cebinden çıkardığı küçük aynasında hafifçe saçlarını düzeltti. Dönemin ruhuna uygun olarak uzattığı badem bıyıklarını hafifçe sıvazladı. Hemen sonra da beklediği telefon çalıyordu işte! Hemen açmak yerine belki de gayr-i ihtiyari ceketinin yakasını düzeltip, bir düğmesini ilikleme ihtiyacı hissetti. Ufak bir boğaz temizleme öksürüğünden sonra telefonu açıp kulağına götürdü:…

Daha Fazla Oku

Akrebin Kıskacındaki Yargı (5): ‘Kuşçueşref’

Ertesi gün Twitter ve Facebook başta olmak üzere sosyal medyada ‘Kuşçueşref’ mahlaslı bir anonim hesaptan sansasyonel bir paylaşım yapıldı: ‘Paralel örgütün hâkim ve savcıları önceki akşam Lojman yakınındaki bir kafede eski müsteşar yardımcısı ve halen C. Savcısı olan Said bey başkanlığında HSYK seçimi ile ilgili çok gizli bir toplantı yaptılar. Ama hesap edemedikleri bir şey vardı, biz de oradaydık.’ açıklaması ile uzaktan çekilmiş bir fotoğraf paylaşıldı. Aslında mezkûr toplantı kamuya açık bir alanda yapılmış olup gizli değildi. YBP’nin arkasındaki otokratik yapı bu hamlesiyle, bağımsız adaylar ve destekçilerini tedirgin etmek, onları…

Daha Fazla Oku

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

5 Kasım 2022 tarihli yazımda, “Türkiye Devletinin çok önemli kurumlarının içine yuvalanarak, o kurumlardaki çok gizli ve gizli belgeleri ele geçirip pazarlayan, kimi gizli projelerin engellenmesi için örgütten gelen talimatla çaba gösteren, Askeri Casusluğa Belge temin eden örgütün bu kurumlardaki elemanlarının yerlerinin korunması ve yükselmesi için şantaj amaçlı görüntüler elde eden, bu görüntüleri o istenen belgenin elde edilmesi ya da istenen kişinin yükselmesi, işe alınması için kullanan, gizli toplantı ve iletişim yöntemleriyle haberleşen, Ergenekon çatı örgütüne lojistik bilgi, eleman ve teknik destek sağlayan” bu örgütün faaliyetlerinden söz etmiştim. O yazımının…

Daha Fazla Oku

KOZMİK ODAYA NAZİRE YAPAN FİŞLEME ÖRGÜTÜNDEN HÜCRESEL ÇALIŞMALAR/BELGELERDEN ÖRNEKLER (1)

KOZMİK ODAYA NAZİRE YAPAN FİŞLEME ÖRGÜTÜNDEN HÜCRESEL ÇALIŞMALAR/BELGELERDEN ÖRNEKLER Sosyolojik tanımlamada “güruh” diyebileceğimiz kahir ekseriyeti teşkil eden “yurdum insanının”, “değerler hiyerarşisinde” stabil bir zemine oturtamadığı, konjonktürel siyasi görüşe göre alt-üst olabilen;  “vatana ihanet, devleti ele geçirme, gizli örgütlenme, örgüt menfaatleri için bulunduğu kurumlardaki kişilerin verilerini hukuka aykırı kaydetme/yayma, bu bilgileri örgüt elemanlarının önünü açmak için kullanmak” gibi, 15 temmuz yargılamalarının temel suçlama argümanlarını, yakın dönemin (2006-2013) kesinleşmiş mahkeme kayıtlarına geçen somut belge/bilgileri ışığında irdelemek/göz önüne sermek istiyorum. Bu bilgi/belgelerin devasa hacmi karşısında yazının birkaç bölüm olması muhtemel. Olabildiğince özetleme uğraşında…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısından Kesitler (1)

AKP hükümetleri, uzun süre halkın çoğunluğunun desteğini aldı ve bunun etkisiyle ciddi bir güç zehirlenmesi yaşadı. Özellikle 2010 Referandumundan sonra salt çoğunluğa ulaştıktan sonra hızla evrensel demokratik değerlerden uzaklaşarak otokratik ve despotik bir yönetime evirilmeye başladı. Buna bağlı olarak aynı minvalde bürokratik unsurlarda da zorbalaşma eğilimi baş gösterdi. Yargı bürokrasisi içindeki siyasi iktidarla aynı ideolojik kumaşa sahip bir kısım yargı mensuplarına gün doğmuş, kraldan daha kralcı bir üslupla siyasi iktidarın şövalyesi gibi hareket etmeye başlamışlardır. Ülkemizde zaman içinde elde edilen demokratik kazanımlarımızı yok etme pahasına yetki ve görevlerini kötüye kullanarak…

Daha Fazla Oku

Af Söylemleri Gölgesinde KHK’lılar – Hukuk Penceresi

Türkiye gündeminin her zaman değişmez konularından biri “af”tır. Özellikle seçim süreçlerinde her zaman sıklıkla dile getirilir. Aflar genel itibariyle adli mahkumlara yöneliktir, çünkü daha fazla oyları vardır. Konu siyasi mahpuslara geldiğinde biraz başkalaşır. Zaten muhalif ve ayak bağı olduğu için hapse atılan birini siyasi irade neden affetsin. Çünkü onlar topluma değil, siyasi iradenin bizzat kendisine düşman olarak görülmektedir. Topluma zarar verenler affedilebilir ancak siyasi iradeye muhalefet edenler bu yüzden af dışı bırakılır. Son zamanlarda af konusu gündeme geldiğinde adından en fazla bahsedilen grup ise KHK’lılar. Bunun en önemli sebebi KHK’lıların…

Daha Fazla Oku

YARGININ BEDELLİ DON KİŞOTLUĞUNDAN HÜRRİYET UĞRUNA ÇIKILAN SÜRGÜN YOLCULUĞUNA..

1990’ların başında Hukuk Fakültesine başladığım yıllarda ülkedeki yargıcın maaş olarak rakamsal değeri katiple eşitken anayasal üç erkten biri olmasına karşın kurumsal itibari kıymeti ise uzman çavuş seviyesindeydi. Uzman çavuş diye askeri alandaki rütbeyle kıyaslama yapmamdaki maksadı, doksanların faili meçhuller yılları olması ve ülkedeki anti demokratik idarenin silahlı kuvvet görünümlü askeri bir derin yapıya ait olduğunu hatırlayanlar pekala anlayacaktır. Yargıç, “sizi burada tutan güç” tarafından biri terörist ilan edildiğinde tutuklanmasını, linç edilmesini, yetmiyorsa paramiliter kuvvetlerce ortadan kaldırılmasını acı acı izleyen ve kendisine vazife düştüğünde “devletin ali menfaatleri öyle istediği” için hukukilik,…

Daha Fazla Oku

Hakim ve Savcılar Nerede? – Hukuk Penceresi

Tuğba DEMİRErzurum Hakimi   Hakim ve Savcı aranıyor!  Bu serzenişleri duyunca aranan yargı mensuplarından kiminin zindanlara tıkıldığını, kiminin cezaevinde, Meriç’te ya da Ege’de uğradıkları zulüm karşısında can verdiğini, bir kısmının ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise adeta tüm duyguları ölmüş ve hayati reflekslerini yitirmiş bir toplum için, her şeye rağmen bir şekilde adalet savaşını sürdürdüğü aklıma geldi. Bu Türk yargısının bir yüzü; bir de öte yanı var tabi. Bunlar adaletin yüz karası haline gelen, zulmü kolaylaştıran, zalimin elinde sopa gibi kullanılmayı kabul eden, militan bir duruş sergileyerek yargının mahiyetini…

Daha Fazla Oku

ESAS DARBECİ SİZSİZİNİZ..!! – Hukuk Penceresi

Ömer Faruk ALKANİstanbul Anadolu Adliyesi Hakimi   Kusura bakmayın Hakim Bey ama esas darbeci sizsiniz! Bu ne demek Kaymakam Bey aynı nezarethane de değil miyiz? Hem ben mi çıktım sokağa ben mi elime silah aldım? Üstelik siz demek de ne demek? Kimiz biz? Kızma Hakim Bey, üstüne alınma ama senin meslektaşların en başında sarı kızı vermeseydiler[1] işler bu boyuta ulaşmazdı. Yani top yekün bir duruş sergilenseydi; yapılan işlemlerin haksız ve hukuksuz olduğu söylenip direnilseydi, insanlar tutuklanmasaydı bunlar böyle bir sistemi sürdürebilirler miydi? O yüzden darbe bizzat Hakim – Savcılar eliyle yapıldı.…

Daha Fazla Oku