BİR ZAMANLAR SİLİVRİ – Hukuk Penceresi

Ömer Faruk ALKANİstanbul Anadolu Adliyesi Hakimi   Silivri 6 no’lu L Tipi Cezaevi, 15 Temmuz sürecinden sonra Hakim Savcılara özel bir kampüs olarak kullanıldı. Tüm kampüs bünyesinde 10 farklı cezaevi bulunmasına karşın 6 no’lu cezaevi hepsinden farklı uygulamalara sahipti. Tabi ki bu durum meslektaşlara özel hazırlanmıştı. En düşük rütbeli memurundan, müdürüne kadar herkes tek tek özenle seçilmiş, tüm uygulamaların mümkün olan en yüksek perdeden aleyhimize gerçekleştirilmesi talimatı verilmişti. Zaten birçoğu da bu talimatı seve seve yerine getiriyordu. Neticede terörist idik..!! Birçok acı olayın yaşandığı Silivri’de; en acıtanlardan biri de avlunun…

Daha Fazla Oku

Hakim ve Savcılar Nerede? – Hukuk Penceresi

Tuğba DEMİRErzurum Hakimi   Hakim ve Savcı aranıyor!  Bu serzenişleri duyunca aranan yargı mensuplarından kiminin zindanlara tıkıldığını, kiminin cezaevinde, Meriç’te ya da Ege’de uğradıkları zulüm karşısında can verdiğini, bir kısmının ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise adeta tüm duyguları ölmüş ve hayati reflekslerini yitirmiş bir toplum için, her şeye rağmen bir şekilde adalet savaşını sürdürdüğü aklıma geldi. Bu Türk yargısının bir yüzü; bir de öte yanı var tabi. Bunlar adaletin yüz karası haline gelen, zulmü kolaylaştıran, zalimin elinde sopa gibi kullanılmayı kabul eden, militan bir duruş sergileyerek yargının mahiyetini…

Daha Fazla Oku

ESAS DARBECİ SİZSİZİNİZ..!! – Hukuk Penceresi

Ömer Faruk ALKANİstanbul Anadolu Adliyesi Hakimi   Kusura bakmayın Hakim Bey ama esas darbeci sizsiniz! Bu ne demek Kaymakam Bey aynı nezarethane de değil miyiz? Hem ben mi çıktım sokağa ben mi elime silah aldım? Üstelik siz demek de ne demek? Kimiz biz? Kızma Hakim Bey, üstüne alınma ama senin meslektaşların en başında sarı kızı vermeseydiler[1] işler bu boyuta ulaşmazdı. Yani top yekün bir duruş sergilenseydi; yapılan işlemlerin haksız ve hukuksuz olduğu söylenip direnilseydi, insanlar tutuklanmasaydı bunlar böyle bir sistemi sürdürebilirler miydi? O yüzden darbe bizzat Hakim – Savcılar eliyle yapıldı.…

Daha Fazla Oku

HUKUKSUZ KARARLARA İMZA ATAN HAKİM VE SAVCI İSİMLERİ CBJ-HAAK TARAFINDAN TESPİT EDİLİYOR

Almanya Köln merkezli olarak kurulan ve temel hak ihlallerinin önlenmesi çerçevesinde önemli faaliyetlere imza atan CrossBorderJurists Derneği, bünyesinde kurduğu Hukuksuzlukları Araştırma ve Analiz Kurulu çerçevesinde, hakim, savcı ve mahkeme kararları ile mağdur olmuş kişilerin başvurularını inceleyerek tespitlerini kamuoyu ile paylaşıyor. Dernek son vermiş olduğu kararlarda yöne önemli tespitlerde bulundu. Derneğin sitesinde yayınladığı kararlar ile tespit ettiği yargı mensuplarının isimleri şöyle:   1-) BAŞVURUCU (60) KARARI Karar Numarası: 2022/29Karar Tarihi: 10.09.2022   I. BAŞVURU KONUSU Başvurucu tarafından Derneğimize başvuru yapılmış ve tutukluluk süresince hakkında verilmiş bir kısım mahkeme ve hâkimlik kararları…

Daha Fazla Oku

15 TEMMUZ SONRASINDA ADLİYEDE YAŞANANLAR (Bir Hakimin Perspektifinden Hatırda Kalanlar)

Adliyenin hakimlerinin neredeyse dörtte üçü gözaltına alındığından mahkemelere bakacak hâkim savcı kalmayınca izinde olanları geri çağıran komisyon başkanı veya zaruri izin alınması gereken durumlarda bile komisyon başkanının adeta vatan-millet Sakarya modunda konuşmalarla milli mücadele ruhu tavırları… Çünkü bu onlar nezdinde tam olarak bir kurtuluş mücadelesi, vatansever hâkimcilik rolüyle ruhunu iktidarın kirli emellerine teslim eden zavallı bir yığın aslında adalet umulan makam tutucuları.. Kendilerini bu dönemde çok önemli görüyorlar ve nihayet onlar nezdinde ve onların yardımıyla devlet kadroları koca bir pislikten arındırılıyor, bizzat bu dönemde terfi alan dönemin ağır ceza mahkemesi…

Daha Fazla Oku

CEZAEVİ ZİYARETİNDEN GELİYORUM YORGUNUM HANCI

Bilenler bilir, Gogol “Bir Delinin Hatıra Defteri”’nde adaletsiz dünyayı bir delinin yaşadıklarıyla anlatmıştır. Ben de bu kısa yazımda bir zamanlar tutuklu olan meslektaşlarını cezaevinde “ziyaretçi” pozisyonundayken bir süre sonra o tutuklularla aynı cezaevini paylaşan ve dolayısıyla “ziyaret edilen” konumuna geçmiş biri olarak ziyaretçilerin çokça gördüğü “camın arkasındaki ve önündeki” duygu/düşünceleri anlatmak istedim. (Sinemaskop hatırlamalar bazen kendini iyi hissettirebilir) Cezaevi görüşmeleri hep zor gelmiştir bana.. Cezaevinde bulunmak bile o kadar zor değildi. Görüşler ne haksızlığı haykırdığın, öfkeli ve kurşuni kelimeler kullandığın savunma dilekçelerine benziyordu ne de kader ortaklığı yaptığın cezaevindeki rutin…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı -3- Hukuk Penceresi

Siyasi iktidar, 17/25 Aralık sonrasında TBMM’deki gücünü kötüye kullanmak suretiyle Anayasaya aykırı olarak çıkardığı yasalar (başta HSYK Kanunu) ve Yargıda Birlik üyesi hâkim ve C. Savcılar eli ile millet iradesi yok sayılmış, hukuk devletinin ve demokrasinin temel dayanağı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi, kuvvetler birliğine dönüştürülmüştür. İktidarı frenleyen ve dengeleyen mekanizmalar yok edilmiş, yargı bağımsızlık ve tarafsızlığı ortadan kaldırılmış, hâkim ve C. Savcıları yürütme organlarına bağlı hale getirilmiştir. Böylece siyasiler ve güdümlerindeki militan yargı mensuplarının ortak tutumlarıyla, demokratik Anayasal düzene çok büyük bir darbe vurulmuştur. Montesquieu’nun öngörüsüne uygun olarak, yasama ve…

Daha Fazla Oku

Avrupa Parlamentosu’na Soruyorum: Türkiye’de Yargı Bağımsızlığı Osman Kavala Kararı İle Mi Sona Erdi?

Avrupa Parlamentosu (AP), geçtiğimiz ay Osman Kavala’ya yargılandığı davada müebbet hapis cezası verilmesi ve bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ihlal kararının Türkiye tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle Türkiye Hükümeti’nin “AB üyelik sürecini bilinçli olarak sonlandırdığı” ifadeleri yer alan ve Türkiye’nin AB kapısı kapandı anlamına gelen bir karar aldı. Bu karar, Türkiye Hükümetine verilen tavizler nedeniyle geç alınmış bir karar olarak tarihte yerini aldı. Yargı bağımsızlığının ortadan kalkması Osman Kavala hakkında verilen tutuklama ve mahkumiyet kararı ile meydana gelmedi. Türkiye’de Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı 17/25 Aralık 2013 tarihinden giderek azaldı.…

Daha Fazla Oku

KPSS Davalarında Aslında Ne Oldu?

“Usul esastan önce gelir.” Bu hukukun en temel ilkelerinden biridir.  Adil bir karara ancak adil bir yargılama ile ulaşılabilir. Bir hakim kendisi suç veya haksızlığa şahit olsa bile bunu yargılamaya dair kuralların kontrolü altında dosyaya yansıtamıyorsa, şahitliği hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Eğer bir ceza dava dosyasında usul kurallarında riayetsizlik veya keyfilik söz konusuysa ilkin davanın iddianamesi reddedilmelidir. Davanın sonucu mahkumiyetle bitirilemez. Bir damla antibiyotiğin koca bir kazan sütü bozması gibi usul kurallarına riayetsizlik yargılamayı kirletir, şüphe yaratır, mahkemenin olası bir mahkumiyet kararının kamu vicdanında makes bulması düşünülemez. Erdal Eren’in yargılamasında…

Daha Fazla Oku

Ey Türk Hakim ve Savcılar Bunları Bilmiyor Muydunuz?

Bu hafta, altı yıllık haksız hasreti bitiren bir karar ile insanların yüreklerine su serpildi ve gencecik askeri öğrencilerin bir kısmı haklarında verilen hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine tahliye edildi. Bu gençler 15 Temmuz gecesinden itibaren esir alınmış ve altı yıldır özgürlüğünden, ailesinden, sevdiklerinden ve baharında oldukları hayatlarından koparılmışlardı. Dile kolay yaklaşık 72 ay boyunca gerek kendileri gerekse müdafileri sürekli dilekçeler yazdılar, taleplerde bulundular. Darbeden haberdar olmadıklarını söylediler tahliyelerini istediler. Bu gençlerin dosyaları yasal olarak en az otuz günde bir, bir sulh ceza hâkiminin ya da üç kişiden müteşekkil Ağır Ceza…

Daha Fazla Oku