ESAS DARBECİ SİZSİZİNİZ..!! – Hukuk Penceresi

Ömer Faruk ALKANİstanbul Anadolu Adliyesi Hakimi   Kusura bakmayın Hakim Bey ama esas darbeci sizsiniz! Bu ne demek Kaymakam Bey aynı nezarethane de değil miyiz? Hem ben mi çıktım sokağa ben mi elime silah aldım? Üstelik siz demek de ne demek? Kimiz biz? Kızma Hakim Bey, üstüne alınma ama senin meslektaşların en başında sarı kızı vermeseydiler[1] işler bu boyuta ulaşmazdı. Yani top yekün bir duruş sergilenseydi; yapılan işlemlerin haksız ve hukuksuz olduğu söylenip direnilseydi, insanlar tutuklanmasaydı bunlar böyle bir sistemi sürdürebilirler miydi? O yüzden darbe bizzat Hakim – Savcılar eliyle yapıldı.…

Daha Fazla Oku

DARBELERİN ANATOMİSİ VE 15 TEMMUZ REJİMİ

Son darbeyi kim biliyordu? kim planladı? kim yaptı? Bu soruların cevabını bir günlük olaylar zincirinin ayrıntılarına dikkat çekerek değil,  bir de tüm darbelerin ortak yanlarına ayna tutarak anlamaya çalışmak lazım. Bugün 12 Eylül. Aynı zamanda tartışmasız askeri bir darbenin yıl dönümü. Askeri hiyerarşi içinde olunca;  ne vasfına dair, ne de kimin yaptığına dair bir tartışma olmaz, olamaz da. Ancak, Darbenin tanksız ve tüfeksiz yapılabileceğini gösteren örnekler de mevcuttur. 28 Şubat bu anlamda “post modern” olarak vasıflandırılmıştır. Askeri gücün öncülüğünde, medya ve siyasetin bir kısmı, toplumun bir kısmı karşı konulamaz bir…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı -3- Hukuk Penceresi

Siyasi iktidar, 17/25 Aralık sonrasında TBMM’deki gücünü kötüye kullanmak suretiyle Anayasaya aykırı olarak çıkardığı yasalar (başta HSYK Kanunu) ve Yargıda Birlik üyesi hâkim ve C. Savcılar eli ile millet iradesi yok sayılmış, hukuk devletinin ve demokrasinin temel dayanağı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi, kuvvetler birliğine dönüştürülmüştür. İktidarı frenleyen ve dengeleyen mekanizmalar yok edilmiş, yargı bağımsızlık ve tarafsızlığı ortadan kaldırılmış, hâkim ve C. Savcıları yürütme organlarına bağlı hale getirilmiştir. Böylece siyasiler ve güdümlerindeki militan yargı mensuplarının ortak tutumlarıyla, demokratik Anayasal düzene çok büyük bir darbe vurulmuştur. Montesquieu’nun öngörüsüne uygun olarak, yasama ve…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısı -2- Hukuk Penceresi

Militan hâkim ve savcılara göre yargı kurumu, siyasi otoriteden bağımsız değildir, hatta siyasi otoriteye oldukça bağlıdır. Daha çok totaliter ülkelerde bulunan militan yargı, rejimi korumak için mücadeleci ve illegal bir üsluba sahiptir. Kendi amaçlarını her türlü ahlaki ve dini değerden üstün görmektedirler. Güvenlikçi anlayışları, adalet anlayışının önünde olduğu için bir yargı mensubu gibi değil adeta cübbeli rejim muhafızı gibi hareket ederler. Ülkemiz yargısının utanç verici bu duruma getirilmesinde ana rol oynayan Yargıda Birlik üyeleri de yürütme ile uyumlu çalışacaklarına dair söz birliği yapmış ve bunu deklare ederek faaliyetlerine başlamışlardı. MİT’in…

Daha Fazla Oku

Türk İşkenceciler Uluslararası Ceza Mahkemesinde Yargılanabilecek mi?

Turkey Tribunal’i ilk Eylül 2021’deki İsviçre’de yapılan duruşmada duyduk. Dünyaca ünlü hukukçular bir araya gelerek bir heyet oluşturdular. Sivil bir inisiyatifle Türkiye’de yaşananları masaya yatırdılar. Duruşmada kaçırma, kaybetme, işkence, keyfi tutuklama gibi suçların mağdurları dinlendi. Hukukçu bilim insanları raporlar sundu. Türkiye’nin tüm sosyal taraflarından tanıklar dinlendi. Turkey Tribunal internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarından Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığına yapacakları başvuru hakkında bilgilendirmeler yapıldı, yapılıyor. UCM’ye yapılacak başvuru için şimdiden 8 kitaplık bir dilekçe taslağı oluşturulmuş durumda. Başvuruda birçok Türk kamu görevlisi ve siyasetçisinin adının karıştığı yurt dışından insan kaçırma, kaybetme,…

Daha Fazla Oku

BİR YARGIÇ OLARAK BEN NEYİM?

Modern Devletin üç ana erki olarak kabul edilen Yasama, Yürütme ve Yargı güçleri arasındaki dengeli ilişki ve bu güçlerin birbiri karşısında kendi alanına hakimiyeti ve görevlerini etkin olarak yerine getirebilmesi çağımızın arzulanan yönetim şeklidir. İlkel şekilde yönetilen tüm devletler bu güçleri bir kişi, grup ya da ailede toplamakla demokrasi ve hukuktan uzaklaşmış zamanla diktatörlük halini almış; buna karşın bu güçler arasındaki dengeyi koruyabilen devletler gerçek bir demokratik hukuk devleti olmayı başarabilmiştir. Tarih sahnesinin bir tarafında bundan yaklaşık 250 yıl önce Montesquieu gibi yasama, yürütme ve yargının her birini asli ve…

Daha Fazla Oku

KİRLİ POLİTİKALARIN HİZMETKÂRI OLARAK YARGIDA BİRLİK DERNEĞİ

Hitler’in propaganda bakanı Joseph Goebbels günlüklerinde “Yargı devlet hayatının efendisi olamaz, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.” der.[1] 12 Ekim 2014 tarihli HSYK seçimlerinden sonra Türk Yargısına egemen olan “Yargıda Birlik Hareketi (Derneği)”, Goebbels’in bu sözünün vücut bulmuş hali, yaşayan somut bir örneği olmuştur. 17-25 Aralık 2013 tarihli rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra Gülen Hareketi’ni düşman ilan ederek, Devletin bütün kurumları ve yandaş medyasıyla birlikte Gülen Hareketi’ni “yok etmek” üzere savaş açan Erdoğan, Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Gülen Hareketi’ni “terör örgütü” olarak Kırmızı Kitap’a[2] koyduracağını açıkladı. Yapılan periyodik toplantılar sonrasında MGK’da…

Daha Fazla Oku