NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKASTI İDDİANAMESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

1. Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Görevlisi olan Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde, 06 TF 647 plakalı aracı ile Portakal Çiçeği Sokak No:40 Çankaya adresindeki ikametgâhına ait açık otoparka geldiğinde silahlı saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmiştir. Olay nedeniyle yürütülen soruşturmada 2015 yılına kadar hiçbir sonuç alınamamışken, 2015 yılında Zihni Çakır isimli kişinin Twitter paylaşımları ve 5.2.2015 tarihinde alınan ifadesiyle soruşturmada yeni bir süreç başlatılmış ve bunun sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.11.2022 tarih ve 2004/121619 soruşturma, 2022/62858 Esas sayılı iddianamesi ile, Fethullah Gülen, Mustafa Özcan, Enver Altaylı,…

Daha Fazla Oku

Akrebin Kıskacındaki Yargı (3): “Yol Ayrımı”

Savcı Serdar makam odasındaki misafir koltuğuna yayılarak oturdu, yaktığı puro ile bu güç sarhoşluğunun keyfini çıkardığı sırada kapı çalındı ve içeriye gençlik arkadaşı olan hâkim Metin girdi. Bu davetsiz ve zamansız ziyaret nedeniyle Savcı Bey’in biraz yüzü düştü. Bu durumunu gizlemek için hemen yüzüne sahte bir gülücük takarak “Hoş geldin kadim dost” dedi. Üniversite sınavına hazırlanmasında ve fakülteyi tamamlamasında hep o kadim dostun desteğini ve yardımını görmüştü. Fakülte döneminde Metin ile Kredi Yurtlar Kurumu yurdunda aynı odayı paylaştıkları dönemde babasının iflas etmesi nedeniyle 1 yıl boyunca memleketten hiç para gelmemişti.…

Daha Fazla Oku

Akrebin Kıskacındaki Yargı (2): “Sır Toplantı”

Savcı Serdar, önceki hafta yaşadığı olayların etkisi altında hayatının belki en kötü hafta sonunu geçirmişti. Özellikle salı günü adliyede yaşadığı hadiseleri öğretmen olan eşi Filiz’e dahi anlatmak istemedi. Onun kendisini bu aşamada anlayamayacağı ve verdiği karardan dolayı şiddetle eleştireceği endişesini taşıyordu. Ailesinin dünya selameti, kendisinin kariyer ve ikbâli için radikal kararlar vermeliydi. En zor olanı herhalde biricik kızı Aylin’i o çok sevdiği öğretmeni ve okulundan ayırmak olacaktı? Bu okul eğitim ve öğretim bakımından vilayetteki en başarılı kolejdi. Ama bu eğitim yuvasını cemaat mensubu hayırseverlerin kurduğunu neredeyse bilmeyen yoktu. 3 yıl…

Daha Fazla Oku

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

5 Kasım 2022 tarihli yazımda, “Türkiye Devletinin çok önemli kurumlarının içine yuvalanarak, o kurumlardaki çok gizli ve gizli belgeleri ele geçirip pazarlayan, kimi gizli projelerin engellenmesi için örgütten gelen talimatla çaba gösteren, Askeri Casusluğa Belge temin eden örgütün bu kurumlardaki elemanlarının yerlerinin korunması ve yükselmesi için şantaj amaçlı görüntüler elde eden, bu görüntüleri o istenen belgenin elde edilmesi ya da istenen kişinin yükselmesi, işe alınması için kullanan, gizli toplantı ve iletişim yöntemleriyle haberleşen, Ergenekon çatı örgütüne lojistik bilgi, eleman ve teknik destek sağlayan” bu örgütün faaliyetlerinden söz etmiştim. O yazımının…

Daha Fazla Oku

Akrebin Kıskacındaki Yargı (1): “Teklif ve Karar”

Odasının önüne geldiğinde, kendisini bekleyen genç kâtip “imzalamanız gereken müzekkereleri getirdim efendim” dedi. Cumhuriyet Savcısı Serdar, yüz kızartıcı bir suç işlemiş gibi kâtibin yüzüne bakamadan “sonra imzalarım, götür” dedi ve hızla odasına girdi. Kapıyı hemencecik içerden kilitledi. Sırtını kapıya dayadı derin derin nefes aldı. 5-10 saniye böyle durduktan sonra pencereye yöneldi, gündüz olduğu halde perdeleri hışımla kapattı ve masanın çekmecesinden aldığı sakinleştirici bir hapı ağzına attı ve heyecandan titreyen elleriyle suyu döke döke içti.…

Daha Fazla Oku

Cann-sızlık – Hukuk Penceresi

Yaz kalabalıkları gürültülü olur ve kış kalabalıkları suskundur..Burada mevsim hep kış Cann..Burası hep soğuk..ve kelimelerim donmuşcasına sese dönüşmüyor..konuşmak mı, içimden gelmiyor..bilirsin konuşmayı oldum olası pek seven bir tip değilimdir..benim sevdiğim senle konuşmaktı,seni dinlemekti uzuun uzun, hayran hayran..ne anlatırsan anlat..Eleştirilmeyi de çok seven biri değilimdir, değişime kapalı olmamın göstergesi olsa gerek.. ama senin sesindense eğer, o bile beni rahatsız etmezdi..Ahh Cann bir bilsen ki sevmekten çok çok daha fazlasısın..Kalabalıklar diyordum.. yerli yabancı gelen gidenin eksik…

Daha Fazla Oku

SOYKIRIM HAVUZU – Hukuk Penceresi

SOYKIRIM HAVUZU Erdoğan Rejiminin sistematik suçlarından birisi de toplumun bir kesimine karşı soykırım amaçlı oluşturulan “Veri Havuzu”dur. “FETÖ Havuzu” denilen ve kişisel verilerin depolandığı bu uygulama, rejimin Gülen Cemaati’ne yönelik planlı ve sistematik cezalandırma ve yok etme politikasının bir ürünü. Bu uygulamanın izlerine adli veya idari her dosyada rastlamak mümkün. Bu yazımızda, uygulamanın amacı, hukuki dayanağının olup olmadığı, ihlal edilen Anayasa, AİHS ve ceza (TCK) hükümleri konularına değinelim. “FETÖ HAVUZU”NUN AMACI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Devlet bir “yok etme” kararı aldı. Soykırımın hedefi Gülen Cemaati idi. Erdoğan, 17-25 Aralık…

Daha Fazla Oku

Son ‘adalet’ silici Bekir Bozdağ, saygı bekliyor!

17-25 Aralık 2013 tarihinin hemen sonrasında “talimatı” verilen biat etmeyen muhalif toplum kesimine yönelik soykırım ve imha sürecine ilişkin, sürecin baş aktörlerinden önemli itiraflar gelmeye devam ediyor. Son ifşaatlar, 16 Kasım 2022 tarihli TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında, sürecin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan geldi. Daha öncesinde de eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yargıda iktidar tarafından desteklenen Yargıda Birlik Platformu (Derneği) çatısında bir araya gelen grubun, “düşman” olarak kabul edilen öteki hakim ve savcıları “yok etme” sürecine dair önemli itiraflarda bulunmuş ve solcu, Kemalist, muhafazakar, milliyetçi ve tarikatçı yargı mensuplarına…

Daha Fazla Oku

Camekândaki Adam – Hukuk Penceresi

Camekândaki Adam Bir yönüyle sürgün bir yönüyle de muhacir olduğum bu ecnebi memleketİnde sıradan bir ikindi vaktiydi. Ruh hâlim itibariyle yalnız, rikkatli ve mahzun olduğum bir dönemdi. Otobüs durağında beklerken bir dükkanın kirli camekânından, yaşlı bir adam bakıyordu bana. Giyim kuşamından ve her halinden buralara ait olmadığı anlaşılan adam bu ecnebi memleketinde yalnız değilsin, işte ben de varım der gibiydi. Fakat tanımadığım bu adamın bakışlarından huylandım. ‘Rahat bırak beni’ dercesine çevirdim başımı, baktım görebileceğim en uzak noktaya. Sadece kendimin görebileceği bir ekran açtım gökyüzünde. Dalıverdim hayallere oracıkta. Tunç duvarlar arasında…

Daha Fazla Oku

Rejimin Militan Yargısından Kesitler (2)

Filozof Platon (Eflatun) “Adaletsizliğin en büyüğü, adil olmayıp adil gibi görünmektir” demiştir. Rejimin militan yargı mensupları adil olmadıkları gibi adilmiş gibi görünme gereği bile duymuyorlar. Adalet dağıtmakla görevli bir kişinin hem adil olmayacağı hem de adil karar veriyormuş gibi davranma gereği dahi duymayacağı herhalde Platon’un bile aklına gelmemiştir. Maatteessüf ülkemizde hukukun şeklen ve ruhen kirletildiği egemen bir yargı pratiği ile karşı karşıyayız. “Her şey zıddıyla anlaşılır” ilkesi bağlamında rejimin militan yargı unsurlarının adaletsiz uygulamaları sayesinde adaletin hava kadar su kadar toplum için hayati bir öneme sahip olduğunu yaşayarak öğrenmiş olduk.…

Daha Fazla Oku